Gittiğim yerler arasında en çok
sevdiğim şehirlerden biri olan Tokyo’da tur rehberinizden, turistik
kitaplarınızdan bağımsız olarak naçizane yapmanızı önerdiğim 5 maddeyi aşağıda
kısaca açıkladım. Tokyo’da o kadar çok değişik ve zevkle yapılacak şey var ki,
sayıyı beşe indirmek gerçekten çok zor oldu! Keyifli keşifler...
1. Yoyogi Park’ında huzurlu bir gezinti yapın
Yoyogi Parkı, Tokyo’nun en büyük
ve en güzel parklarından biridir. Hem içinde barındırdığı Meiji Tapınağı hem de doğal ağaçları ve bitkileriyle şehrin içinde
hayattan ufacık da olsa sıyrılıp kolayca huzur bulabileceğiniz bir parktır. Harajuku metro istasyonuna çok yakındır.
Eğer doğayla vakit geçirmeyi
seviyorsanız bu parkı mutlaka dolaşmalı ve özellikle mevsim baharsa ufak bir
pikniği es geçmemelisiniz. Bu park özellikle de sakura ve mabet ağaçları (ginkgo tree) ile ünlüdür. Japonlar sakura dönemini özellikle takip ederler. Genellikle
Mart sonu ve Mayıs başlangıcında bu ağaçlar pespembe bir görüntüye bürünür.
Neredeyse tüm Japonlar da “Hanami”
için bu parka toplanırlar. Hanami, sakuraların çiçek açmasının kutlandığı
gündüz ya da gece, bir sakura ağacının altında yapılan parti,
piknik, ya da eğlenceye denir. Bu kutlama önemlidir, çünkü; sakuraların,
hesaplandığı tarihte açmaları mevsimlerin ve dünya dengesinin yolunda gittiğini
gösterir.
Sonbaharda ise altın rengine
dönüşen mabet ağaçlarıyla park, adeta görsel bir şölen sunar. Ayrıca bu
park içerisinde görebileceğiniz kuş türleri hakkında da parkın çeşitli bölgelerinde ayrıntılı bilgi
bulabilirsiniz.
Ben bu sene gittiğimde sakura
döneminden çok kısa süre önceydi, ama bazı ağaçlar hesaplanan tarihten
önce çiçek açmaya karar verdikleri için bana çok güzel bir fırsat verdiler.
Sakura mevsimini azıcık erken de olsa Japonya’da yaşamış oldum. Doğanın hassas
dengesini gözlemleme ve çok güzel fotoğraf kareleri yakalama şansım oldu.
2. Shibuya ve Hachiko heykelini görün
Pek çok metro hattının kesiştiği
Shibuya İstasyonu, Tokyo metrosunun en yoğun hatlarından biridir. Kaldığınız otelden bu bölgeye mutlak kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Shibuya, alışveriş merkezleri,
gece hayatı ile özellikle gençlerin tercih ettiği bir bölgedir. Metro
istasyonunun hemen çıkışında ünlü Hachiko
heykelini görebilirsiniz. Bu heykelin çok hüzünlü bir hikayesi vardır. Japon Profesör Dr. Hidesabura Ueno 1924 yılında akita cinsi küçük bir köpek edinerek
adını Hachiko koymuş. Hachiko, doğarken sekizinci yavru olarak doğmuş. ”Hachi” Japonca’da sekiz anlamına
gelmektedir; “ko” da sevgi anlamı
içeren bir son ektir. 1925’in Mayıs ayına kadar her sabah birlikte profesörün metroya bineceği durağa kadar yürüyüp, akşam da profesörün geliş saatinde metro durağının
kapısında beklemiş. Ancak bir gün profesör kalp krizi geçirmiş ve
dönmemiş. Hachiko, gene aynı saatte metro çıkışına gelmiş ve saatlerce
sahibini beklemiş. Ertesi gün, sonraki gün... Tam 10 yıl boyunca sahibini
sadakatle beklemiş, tam saatinde metro çıkışında bulunmuş. Bu süre zarfında
Hachiko'yu gören, tanıyan herkes ona yiyecek ve su yardımında bulunarak onun
bekleyişine destek olmuşlar. Fakat 8 Mart 1935’te Shibuya’da bir sokakta ölü
bulunmuş. Hachiko’nun anısına 1934 yılının Nisan ayında hep beklediği kapıda
bronz bir heykeli dikilmiştir. Durağın beş çıkışından biri olan bu çıkış kapısına
da “Hachiko kapısı (The Hachiko exit)” adı verilmiştir.

Hachiko keykelinden biraz daha
yürüdüğünüzde Shibuya metro durağının ünlü kavşağına gelirsiniz. Yayalara geçiş
için yeşil yandığında diğer tüm yollarda kırmızı ışık yanar. Böylece karşıdan
karşıya geçmek için bekleyen yayalar, bir anda dağılan bilyeler gibi saygılı ve
düzenli bir karmaşa içinde kavşağa yayılırlar. Shibuya kavşağı bu görüntüsüyle ünlüdür. Bu durağa geldiğinizde bu
görüntüyü –mümkünse yukarıdan bir yerden- seyretmeyi sakın unutmayın!
3. Metroda şekerleme yapın
Eğer metroyu kullanacak olursanız göreceksiniz ki Tokyoluların çoğu metroya biner binmez uyumaya başlar. Kimisi
otururken, kimisi ayakta tutunurken... Fark etmez. Kimse kimseyle ilgilenmez,
bir güzel gözlerini kapatır ve ineceği durağa kadar şekerleme yapar. Hafif
sallanan metro, alttan ısıtmalı koltuklar, güvenli bir ortam... Her şey resmen
sizin uyumanız için tasarlanmış. Yapmanız gereken sadece oturmak ve gözlerinizi
kapamak; gözlerinizi araladığınızda sıcacık koltukta yumuşacık bir şekerleme
sonrası kendinizi ineceğiniz durakta bulacaksınız.
4. Meiji tapınağında dilek dileyin
Meiji Tapınağı belki de Tokyo’nun
en önemli tapınaklarından biri. İmparator Meiji ve eşi İmparatoriçe Shoken’e
adanmıştır. Her Şinto tapınağına girişte olduğu gibi bu tapınağa girerken de
sizi devasa bir Tori Kapısı (Torii Gate) karşılar. İlerlediğinizde dev sake ve
şarap varillerini görebilirsiniz.
Japonya’da bir ağacın gövdesinin etrafı kalın bir ip ile çevrildiyse bu, ağacın kutsal olduğunu gösterir. Meiji
Tapınağı’nın içindeki geniş boşlukta da kutsal bir ağaç bulunur. Bu ağaç, Kafur
Ağacı’dır (Camphor). Geniş gövdesinin etrafında bir dilek duvarı
bulunur. Tapınağı ziyaret edenler dileklerini ya da dualarını minik tabletlere
yazarak bu duvara asarlar. Tapınak rahipleri de dua ederken bu ağaca dileğini
sunmuş insanların dilekleri için de dua ederler. Bir tablet de siz alıp
dileğinizi yazmayı unutmayın!
5. Sensoi Tapınağı'ndaki tanrıların giydiği terlikleri görmeyi unutmayın
Asakusa’daki Sensoi Tapınağı (Sensoi-ji
Temple), Tokyo’daki en büyük Budist tapınağıdır ve aynı zamanda şehirdeki bilinen en
eski tapınaktır. Tapınağın girişinde bulunan ünlü caddenin, Nakamise-dōri, üzerinde yan yana sıralanmış hediyelikçi dükkanları bulabilirsiniz. Magnet ve anahtarlık başta olmaz üzere ufak ve değişik bir sürü hediyelik ve hatıra eşya için en doğru adres burasıdır. Bu cadde sizi dümdüz ilerlediğinizde tapınağa çıkarır.
Tapınak, eski zamanlarda çeşitli yangınlara tanıklık etmiş ama kutsallığından dolayı her zaman korunmuştur. Yılın her döneminde çeşitli festivallere ve milyonlarca turiste
ev sahipliği yapar. Tokyo’ya
gelindiğinde mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir tapınaktır. Budist tapınağı
olduğu için mimarisi ve ibadet şekilleri ile girdiğinizde farkı
hissedeceksiniz.
Önce sizi 2 dev heykel karşılar. Bu heykellerin tapınağı koruduğuna inanılır ve tam
arkalarında ise tanrıların giyip şehri gezdiğine inanıldığı devasa terlikleri
bulabilirsiniz.